Hangimizin başına gelmedi ki?

Bugün, tam da şu anda içimde bir yerlerde beni yiyip bitiren korkumu paylaşmak istiyorum. Kendimi bildim bile gerek gazetelerde gerek haberlerde birçok kadın cinayeti ve tacizi olayı duydum. Kendi içinde tekerrür eden bu kirli furyanın bir türlü önünün arkasının kesildiğine şahit olamadım. Belki korkudan elimizden bir şey gelmeyeceğini düşünüyoruz belki de hiçbir zaman asli suçluların cezalarını çekmemesinden dolayı umudumuzu yitiriyoruz.

Çoğu hemcinsimin benim gibi hissettiğine eminim o yüzden biraz da hissettiklerimi açıklama gereği duyuyorum. Artık o kadar çok bu tarz olay duyduk ki bağışıklık kazanıp aşina olduk. Kafamızda hala bunun normal olduğunu düşünmesek de şok olamıyoruz. ”Yazık.” diyip geçiyoruz.

Ben her böyle bir suç duyduğumda kendime yoruyorum. “Acaba benim de başıma gelir mi?”, “Acaba ben gece dışarı çıksam bana da zarar verirler mi?”, “Beni de gizliden gizliye takip edip yüz vermediğim için öldürecek kadar sapkın insanlar var mı çevremde?” tarzı sorular kafamda uçuşuyor.

Hele ki İstanbul’da yaşarken korkmamak imkansız aslında. Evet, ben de biliyorum korka korka yaşanmayacağını ama eminim ki böyle olaylara kurban giden hiçbir kadın başına bunun önceden geleceğini tahmin etmemiştir. Etse bile “Zaten ne yapabilirler ki?” diye düşünüp ne ailesine ne çevresine ne de polise bir şey dememiştir. Normal bir insanın aklı bu tarz uç ve sapkın şeylere basmaz çünkü. Ya da bir başka şekilde, belki de susarsa zarar görmeyeceğini düşünmüştür ama gel gör ve olanlara bak. “Bir şey olmaz.” deniliyor ve bir bakıyorsun pompalı tüfekli bir manyak gelip okul çıkışında senin bütün geleceğini ve yaşama hakkını elinden alıyor.

Bir de bu cinayetlerin çoğunun temelinin altında istenilen kıza ulaşamama, terk edilme ve yüz verilmeme yatıyor. Evet, her zaman herkes istediğine ulaşamayabilir hatta ve hatta bir kadın size gerçekten kötü de davranıp sizi kırabilir ama hiç kimsenin bir başkasının canını almaya hakkı asla yoktur ve olamaz. Bunun için de zaten kimse geçerli bir neden üretemez. Bu konuda cezayı hafifletici unsurların sözü bile edilmemelidir.

Ne ben ne de hemcinsim olan milyonlarca kadın korka korka sokağa çıkmak zorunda değil. Biz külkedisi miyiz ki 12’den önce eve apar topar dönmek zorundayız? İnanın, her kadın için tüm bunları yaşamak  o kadar zor ki. Her bir başka olayı duyduğunuz başka bir acı yaşıyorsunuz. Bir yandan gencecik insanların kayıp gitmesine bir yandan da kendi başınıza gelme düşüncesi yüzünden.

‘Hop’ deyince bir şeylerin düzelmeyeceğini biliyorum, ama bir yerden de başlamak gerektiğine inanıyorum. Kadın/Erkek hiç fark etmez, kimsenin kimseye öldürmeyi geçin şiddet uygulama hakkı bile olmadığını bu sapkın ve hastalıklı insanlara başkalarına nasıl davranılması gerektiğini küçüklükten itibaren anlatmak gerekiyor. Sözde çok ahlaklı bir toplumuz, dinle bir bütünüz ama henüz bir insana nasıl davranılması gerektiğini bilmiyoruz.

İşin bir başka kısmı da taciz bence. Günlük hayatımızda bile aslında o kadar çok taciz ediliyoruz ki. Bu tarz insanlara “Hayır.” desek bile işe yaramıyor. En basitinden ele alalım; karşınızdaki birey herhangi bir teklifinize olumlu cevap vermiyorsa ve konuşmayı devam ettirmek istemiyorsa, bu noktadan sonra attığınız her adım tacize giriyor. Yapmayın, gerçekten yapmayın. Bir şeyleri zorlamak ya da zorla diretmek sadece sizi tatmin ediyor. 3.sınıf Hayat Bilgisi dersi ‘Özgürlüğünüz bir başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter.’ diye diye ezberlediğimiz şeyler unutmayalım.

Karşınızdaki rahatsız oluyorsa durmak zorundasınız. Bu nazlanmak değil, bildiğiniz taciz. Bunun illaki temas içeren fiziksel bir şey olmasına gerek yok. Mental olarak hissettirdikleriniz hatta ve hatta attığınız her mesaj bile tacize giriyor.

Kimsenin kimseyi korkutmaya ya da zorlamaya hakkı yok. Biliyorum ki bu korku benim gibi milyonlarca insanın içini yiyor. Daha nasıl açıklayabilirim bilmiyorum. Nasıl bir dünyada nasıl insanlarla beraber yaşıyoruz sürekli sorguluyorum.

Burada sizlere bilfiil yaşadıklarımı anlatmak çok isterdim ama kimseyi korkutup aynı şeyleri baştan hatırlamaya gerek yok. Ben insanların anonim taciz itiraflarında onlarca kez kendimi gördüm, geceler boyu uykum kaçtı, soğuk terler atarak kabuslarımdan uyandım. Neden sustuğumu bilmeden susuyordum. İliklerime kadar korkup kendimi potansiyel bir 3. sayfa haberi olarak görüyordum.Neden bunları yaşadığımı bile bilmezken nasıl alt edeceğimi ise hiç bilmiyorum.

Bir sil butonu olsa elimde bütün yaşanmışlığı silebilecek, bir saniye durmazdım. Ama gel gör ki bütün bu yaşadığım büyük/küçük tacizleri kimse benim hafızamı silmediği süre unutamayacağım. Benim gibi birçok kişi de unutmayacak.

İnanın hayatınızın bir kısmını kaçarak ve kendinizi inanılmaz derecede kısıtlayarak geçirmeniz çok yıpratıcı. Kimseye anlatamamak, durduk yere kare kare gözünüzün önüne silik anların gelmesi, zar zor uyuduğunuz uykunuzdan kalktığınızda tüm her şeyin yıkılcağı düşüncesi, yalnız kaldığınızda “Ya karşıma çıkarsa?” korkusu…

Kaç tane insana seslenebilirim buradan, kimleri caydırabilirim inanın bir fikrim yok. Sadece şunu söyleyebilirim ki, benim bir şeylerin düzelebileceğine olan inancım günden güne azalıyor. Ne kadar kendimizi korumaya çalışırsak çalışalım manyağın bir tanesi gelip bütün hayatınızı mahvedebiliyor. Sizi sevdiği gerekçesiyle sizi üzmeyi geçin, hayatınıza kıyabiliyor. Burada bütün o faili meçhul olaylara kurban gitmiş binlerce kızın arkasından üzülmek ve korkmaktan başka bir şey kalmıyor bana. Savunmasız ve güvensiz hissediyorum, benim gibi bir sürü insanı bu şekilde hissettiren bütün insanları yukarıdaki beyefendiye havale etmek isterdim ama belli ki o da bazı konularda fazlasıyla kayıtsız kalıyor.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

RSS
Follow by Email
Facebook
Facebook
Instagram