Tipik bir Youtuber hikayesi – Dikkat et bebeğim

Banu Berberoğlu herhalde şu sıralar en çok gündeme oturup caps’leri paylaşılan youtuber. İnstagramda 3-5 dakika gezseniz bile illaki bir videosuna ya da fotoğrafına rastlıyorsunuz.

Peki bu kız nasıl bu kadar popüler hala geldi? Hatırladığım kadarıyla geçtiğimiz aylarda Onedio Banu’nun youtube sayfasını keşfetti ve gözler önüne serdi. Geniş bir kitleye hitap eden Onedio’nun okuyucuları da olduğu gibi bu kızcağızın sayfasına hücum etti. E tabii buradan sonrası kaçınılmaz, seyredildikçe seyredildi. Çünkü bilinen youtuberlar gibi ne sizi ayrı diyarlara uçurup eğlendiriyordu ne de değişik konseptleriyle ilginizi çekiyordu. Bildiğiniz her an her saniyesini olduğu gibi vlog’luyor ve paylaşıyordu.

Banu’nun 5-10 dakikalık herhangi bir videosunu izlediğiniz an kızla ilgili her şeyi öğrenebiliyordunuz. Gerçekten her şeyi çünkü uyandığında hissettiklerinden tutun yemek yemesine ve hatta yaptığı her işteki detayı videoya çekiyordu. Video bittikten sonra “Ya şimdi ben ne izledim ve neden izledim?” izlenimine kapılıyorsunuz ama duramıyorsunuz çünkü başka bir evrende gibisiniz. O kadar mantıksız ve sıradan ki her şey gerçekten beyniniz boşalmış gibi hissediyorsunuz. Bir gününüzü düşünün, alışık olduğunuz her şeyi videoya çekiyorsunuz ve bir de üşenmeden editliyorsunuz. Bkz: “Şimdi Mehmet’le buluştum. Boztepe’de piknik yapacağız. Yemek alıyoruz, markete girdik. Çilekli link aldım ben, 75 kuruş. Çok uykusuzum (bu kısımla ilgili bir videosunda gerçekten 10 dakika konuşmuştu). Kuşa yem verdim bence çok mutlu oldu. Minibüse bindim.” vs.

Bir de tabii Mehmet’ten bahsetmeden geçemeyeceğim çünkü açıkçası çok hoşuma giden bir tipleme. Yaşı kaç bilmiyorum ama Banu’nun dediğine göre bir köyde yaşıyor ve Banu ile buluşmak için hergün şehre geliyor. Banu her saniyelerini videoya alırken bu arkadaş da arkadan yarı halinden mutlu yarı mutsuz bir şekilde sürekli Banu’nun peşi sıra sürüklenerek gidiyor ve sürekli sevgilisini onaylıyor. Kesin duymuşsunuzdur, en bilinen repliği aksanlı bir biçimde söylediği “Diggat et bebeyim.” Arada sırıtıyor arada da anlamsız bir biçimde Banu’ya bakıyor.

Youtube sayfalarıyla ilgili düşünceme gelirsem, bence gerçekten çok naif ve doğal videolar. Hatta o kadar doğal ki gerçekten izlenmesi için hiçbir neden yok. Dünya’da boş iş bol tabii ama en azından bazı işler o kadar boş oluyor ki beyninizi kenara fırlatıp gülmeye başlıyorsunuz. Arada herkesin böyle şeylere ihtiyacı var ama ben bunun pek de eğlence ve kafa dağıtmayla ilgisi olduğunu sanmıyorum. Fazla sıradan çünkü. Ne komik ne de mantıklı. Kafa boşaltmak için Onedio videoları bile izlerim ama Banu’nun videolarından pek hoşlanamadım.

Youtube’da bin tane makyaj videoları varken neden Banu izlensin mesela? Ya da neden biri Banu ve Mehmet’in her an her saniye ne yaptığını umursasın. Her şeyi çekmek yasak değil tabii ama bir yerde de insan bu kadar da gereksiz şeylere gerek yok diyor. Beyninize girip size iyi/kötü bir veri akışı sağlayabilecek hiçbir bilgi yok.

22 küsür yaşında bir kız. Kendi kendini dalga konusu haline getirdi bence. Duruşu ve istifini asla bozmayışı gerçekten tadire şayan ama daha başaralı işler izlemek varken Türkiye’de bir anda parlayıp (parlamak derken dalga konusu olmaktan bahsediyorum) sönecek isimlerden biri Banu Berberoğlu. Bundan birkaç ay sonra pek de adının geçeceğini sanmıyorum. Hipnoz etkisi, içimize işledi durmadan herkes izliyor ya da en azından biliyor. Ben Banu’yu suçlayamam bu durumda çünkü kız en azından kısa süreli de olsa üne nasıl kavuşacağını bulmuş. Onu bu hale getiren de bizim millet zaten. Sadece düşünüyorum, bu kız ileride işe falan girdiğinde kimse garipsemeyecek mi bu kızı? Ya da çevresi hiç mi demiyor “Bak kızım her yaptığını çekme!” diye?

Ne yaparsınız, milletimiz dalga geçecek yer arıyor. Birileri de ellerine bu malzemeyi veriyor. Gülelim tabii ama en azından bir tık daha kaliteli şeyler ile.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

RSS
Follow by Email
Facebook
Facebook
Instagram