‘O’ kişi

İhtiyacınız olduğu zaman yanınızda olmasını istediğiniz kişi aslında doğru insan değil doğru insan olmasını istediğiniz kişidir. Yanınızda olmadığı için suçladığınız o kişi, aslında pek de kabahatli değildir.

Herkesin kendi yaşantısı, kendi istekleri ve kendi davranış biçimi vardır. Şimdi o kişi yanımda olmuyor diye ben nasıl suçlayabilirim ki? Ne suçu var ki? Elbet o da yastığa kafasını koyduğunda kendi o kişisini düşlüyordur. Ya da belki de hayatına bir o kişisi almak istemiyordur.

Bilmiyorum size de oluyor mu ama, bazen hakikaten insan biraz sarılıp sarmalanmak ve yanında biri olsun istiyor. Düşünülmek, sevilmek ve değer görmek istiyor. Bahsettiğim şey sizi kasıp kavuracak bir aşk falan değil, sadece yalnız kalmamak ve iyi vakit geçirmek için aklınızın sizinle oynadığı küçük bir oyun. Bu noktada kader sizin karşısınıza yeni aşkınızı çıkarmıyor, duygusal olarak bağlanmaya ve sevgiye ihtiyaç duyduğunuz dönemde ve tek düze yaşantınızda birine sarıyorsunuz.  Aslında olay belli, sağlam kafayla düşünseniz bunun bir hoşlantı bile olmayacağını anlayabilirsiniz.

Üstüne üstlük işler ilerliyor, karşınızdaki ne yaparsa yapsın onun gerçek halini görmemek için üstün çaba sarf ediyorsunuz. Aklınızda kendiniz bir kişilik yaratıp o kişiye aktarıyorsunuz. Bağlandıkça bağlanıyor, en üzücüsü de kendinizden uzaklaşıyosunuz.

Bütün bu karmaşanın sonucunu söylememe gerek yok, çok bariz bir şekilde hüsranla bitiyor. Ya o kişinin aslında kafanızda yarattığınız kişi olmadığını anlıyorsunuz ya da siz hala kendinizi ayakta uyuturken o kişi size tekmeyi basıyor.

Düşe kalka öğreniyoruz. Bu hayat öğrenmediğiniz sürece kalksanız da sizi ardı ardına düşürmeye devam ediyor zaten. Neyse, eşeğimi sağlam kazığa bağlamayı çok iyi öğrendim bu sefer. Ama hayattan da bir sırt sıvazlama beklemiyor değilim.

‘Çok mu şey istiyorum bilmiyorum ama yanlış kişiden istediğim kesin. O, büyük bir ihtimalle farkında bile değil. Platonik aşk yaşamaktan başka bir şey değil benim halim. Kafalarımız denk belki ama olmak istediğimiz yerler çok farklı. Doğru zaman+doğru kişi+doğru yer üçlemesinde bir taneyi bile tutturamazken hala nede kopamıyorum?’

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

RSS
Follow by Email
Facebook
Facebook
Instagram